Powered By Blogger

7 Mayıs 2012 Pazartesi

     Written by: Cahit YERCI
 
      According to the Turkish Commercial Code No. 1602, that will go into force on July 1, 2012. 

  • partners of limited liability companies,
  • shareholders of joint stock companies,
      may not borrow from the company in which they are partners or shareholders respectively.     

       The partners/shareholders who owe to their own companies, they have to pay their debts in question, by cash, within three years (until July 1, 2015).    

        Criminal fines will be imposed on those who have not paid their debts within spesified period.   

ŞİRKETE BORÇLANMA YASAĞI

       Yazan: Cahit YERCİ

       Anonim şirket pay sahipleri ve limited şirket ortakları, artık, ortak oldukları şirkete borçlanamayacak. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (Yeni TTK)  bunu öngörüyor.  Kanun 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girecek.
        
        Limited şirket ortaklarının ve anonim şirket pay sahiplerinin, ortak oldukları şirkete olan, 1 Temmuz 2012 tarihinden önceki borçlarının ise, 1 Temmuz 2015 tarihine kadar nakdi ödeme yapmak suretiyle tammamen tasfiye edilmesi gerekmektedir. 
       
        Belirtilen süre içinde borçlarını tasfiye etmeyenlere üç yüz günden az olmamak üzere, adli para cezası uygulanacaktır.   
     

4 Mayıs 2012 Cuma

YENİ TÜRK TİCARET KANUNU’NUN ÖNGÖRDÜĞÜ YAPTIRIMLAR


 YENİ TÜRK TİCARET KANUNU’NUN

ÖNGÖRDÜĞÜ YAPTIRIMLAR



Cahit YERCİ



6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (Yeni TTK) 01 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girecektir.

 Adı geçen kanun, aynı kanunda belirtilen ödev ve yükümlülüklere uyulmaması durumunda yaptırımlar  öngörmektedir. Söz konusu yaptırımların,

·   bazıları idari yaptırım,

·   bazıları adli yaptırım,

 niteliğindedir. 

 İdari yaptırımlar para cezası şeklindedir. Örneğin tescil talebinde bulunulmaması idari yaptırım gerektirmektedir.  

 Adli yaptırımlar da,  yaptırım gerektiren fiile göre,

 · yalnızca para cezası,

· yalnızca hapis cezası,

· (seçimlik olarak) ya para cezası ya da hapis cezası,

· para cezası ve hapis cezası,

 şeklinde olacaktır.


 Örneğin, Yeni TTK,

·   defter  tutma yükümlülüğünün yerine getirilmemesine,

·   ortakların şirkete borçlanmasına,

                        adli para cezası öngörmektedir.


Yeni TTK’nın hapis cezası öngördüğü fiillerin örneklerine ise aşağıda yer verilmektedir:

· Defter, belge ve bilgi ibraz edilmemesi.

· Ayni sermayenin değerlemesinde yolsuzluk yapılması.


Yeni TTK,

  · ticari unvanın tescil ettirilmemesine,

· tescil için bilerek gerçeğe aykırı beyanda bulunulmasına,

· haksız rekabet fiillerini kasten işleyenlere, şikayet üzerine,


hapis ya da adli para cezası uygulanmasını öngörmektedir.



Aşağısa örnekleri belirtilen fiillere Yeni TTK hapis ve adli para cezası öngörmektedir:

·   Defter ve belgeleri inceleyenlerin, öğrendikleri iş ve işletme sırlarını açıklamaları.

·   Süresinde internet sitesi oluşturulmaması.  

Para cezası ve/veya  adli para cezasını gerektiren suçlardan,

 · Yeni TTK’nın 562’nci maddesinde yazılı olanlar aynı kanunun 563’üncü maddesi hükmü uyarınca, resen (şikayete bağlı olmaksızın),

· Yeni TTK’nın 562’nci maddesinde yazılı olanlar dışında kalanların bazıları resen,  bazıları şikayet üzerine,

 takip edilecektir (Yeni TTK’nın içerediği yaptırımlar hususunda ayrıntılı bilgi için bakınız. Cahit YERCİ, “Yeni TTK’nın Getirdiği Yaptırımlar,” Vergi Sorunları Dergisi, Gelirler Kontrolörleri Derneği Aylık Yayın Organı, Nisan 2012, Sayı: 283).   

2 Mayıs 2012 Çarşamba

YENİ TTK'NIN DEFTERLERE İLİŞKİN HÜKÜMLERİ (VUK İLE KARŞILAŞTIRMALI OLARAK)

                       "Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun Defterlere İlişkin Hükümleri
(Vergi Usul Kanunu İle Karşılaştırmalı Olarak)" başlığını taşıyan ve tarafımdan yazılan makale Hesap Uzmanları Derneği'nin aylık yayın organı Vergi Dünyası Dergisi'nin Mayıs 2012 sayısında yayımlandı. Söz konusu yazının özeti aşağıdaki gibidir:  


"01/07/2012 tarihinde yürürlüğe girecek olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (Yeni TTK) tacirlere,

· ticari defterleri tutma,

· ticari defterleri onaylatma,

· defter ve kayıt tutarken Türkiye Muhasebe Standartları’na uyma,

· kayıtları Türkçe tutma,

· kayıtları eksiksiz, doğru, zamanında ve düzenli yapma,

· defterleri saklama ve ibraz etme,

 yükümlülüğü getirmektedir. Yeni TTK’nın getirdiği yükümlülüklerden bazıları Vergi Usul Kanunu (VUK)’ta da öngörülmüştür. Söz konusu yükümlülüklerin kapsamı ve içeriği hususunda iki kanunun farklılaştığı noktalar bulunmaktadır. Bu bağlamda, defterlere ilişkin olarak,

 ·   iki kanunda farklı hükümlerin yer alması,

·   VUK’un 175’inci maddesinin ikinci fıkrasında “Ticaret Kanunu’nun ticari defterler hakkındaki hükümleri mahfuzdur” şeklinde bir hükmün bulunması,

·   Yeni TTK’nın, VUK’un defterler hakkındaki hükümlerini mahfuz tutan hiçbir hüküm içermemesi,

 nedenleriyle Yeni TTK’nın yürürlüğe girmesinden sonra VUK uygulamasının  önemli ölçüde değişiklik göreceğini söylemek doğru olur. 

Defter tutmaya ilişkin yükümlülüklere uyulmaması durumunda, Yeni TTK (bir fiil için öngörülen hapis cezası hariç) adli para cezası, VUK ise, idari para cezası öngörmektedir.  Dolayısıyla aynı fiiller bir kanunda suç, diğer kanunda, idari para cezasını gerektirmesi dolayısıyla, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun genel hükümleri uyarınca, kabahat sayılmaktadır. Bu durumda, son zikredilen kanun hükümleri uyarınca,  yalnızca suçtan dolayı ceza uygulanması mümkün olacaktır. Bu sonuç, VUK’un 175’inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ve yukarıda belirtilen hükümden de doğacaktır. Bu, Yeni TTK’nın yürürlüğünden sonra, adı geçen kanunun suç saydığı fiiller için VUK’un öngördüğü vergi cezalarının uygulanamayacağı anlamına gelmektedir."