Ulusal
egemenliğin mali yönü ile ilgili olan ve Anayasa hükmü gereğince, ulus adına
yetkili organlar eliyle kullanılan vergilendirme yetkisi sınırsız
değildir.
Vergilendirme
yetkisinin sınırları Anayasa’nın 73’üncü maddesinde yer alan ilkelerle
çizilmiştir (AYMK, E. 92/29)[1].
Söz konusu ilkeler aşağıda sayılmıştır:
·
Yasallık ilkesi
·
Genellik ilkesi
·
Eşitlik ilkesi
·
Mali güce göre vergilendirme ilkesi
Söz konusu
ilkeler, devlete dönük boyutuyla vergileme yetkisini sınırlarken, mükellefe
dönük boyutuyla da hakları güvenceye almaktadır.[2]
Burada
önemle vurgulanması gereken bir husus, söz konusu anayasal ilkelerin
birbirleriyle karşılıklı etkileşim içinde bir bütün oluşturduğudur.
[2] Yazarın notu:
‘‘Mükellef haklarının gözetilmesi’’, vergilendirme alanında yetki kullanan
herhangi bir organın sunduğu hizmetten
çok, gerçekleştirilen her türlü vergileme işleminde yukarıda yazılı ilkelerin
yaşama geçirilmesi ile ilgilidir. Bunun başka bir anlatımı, yasa çıkarmaktan,
yasa kapsamındaki verginin tahsiline ve kesinleşmesine kadar bütün işlemlerde
hukuk devleti ilkelerinin yaşama geçirilmesi gereğine uyulduğu takdirde
‘‘mükellef haklarının gözetilmesi’’nden söz edilebileceğidir. Bu bağlamda,
‘‘mükellef haklarının gözetilmesi’’ sözünün, hukuk devletinde, hukukun
üstünlüğünü sağlamak dışında başka bir anlamı bulunmamaktadır.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder