Powered By Blogger

8 Mayıs 2014 Perşembe

VERGİLEME YETKİSİNİN SINIRI



 

 Yazar: Cahit YERCİ, MA, YMM
 
Ulusal egemenliğin mali yönü ile ilgili olan ve Anayasa hükmü gereğince, ulus adına yetkili organlar eliyle kullanılan vergilendirme yetkisi sınırsız değildir.        

 

Vergilendirme yetkisinin sınırları Anayasa’nın 73’üncü maddesinde yer alan ilkelerle çizilmiştir (AYMK, E. 92/29)[1]. Söz konusu ilkeler aşağıda sayılmıştır:

 

·   Yasallık ilkesi

·   Genellik ilkesi

·   Eşitlik ilkesi

·   Mali güce göre vergilendirme ilkesi

 

Söz konusu ilkeler, devlete dönük boyutuyla vergileme yetkisini sınırlarken, mükellefe dönük boyutuyla da hakları güvenceye almaktadır.[2]

 

Burada önemle vurgulanması gereken bir husus, söz konusu anayasal ilkelerin birbirleriyle karşılıklı etkileşim içinde bir bütün oluşturduğudur. 

 



[1] Şahnaz GEREK, Ali Rıza AYDIN, s. 25.
[2] Yazarın notu: ‘‘Mükellef haklarının gözetilmesi’’, vergilendirme alanında yetki kullanan herhangi bir organın  sunduğu hizmetten çok, gerçekleştirilen her türlü vergileme işleminde yukarıda yazılı ilkelerin yaşama geçirilmesi ile ilgilidir. Bunun başka bir anlatımı, yasa çıkarmaktan, yasa kapsamındaki verginin tahsiline ve kesinleşmesine kadar bütün işlemlerde hukuk devleti ilkelerinin yaşama geçirilmesi gereğine uyulduğu takdirde ‘‘mükellef haklarının gözetilmesi’’nden söz edilebileceğidir. Bu bağlamda, ‘‘mükellef haklarının gözetilmesi’’ sözünün, hukuk devletinde, hukukun üstünlüğünü sağlamak dışında başka bir anlamı bulunmamaktadır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder