Powered By Blogger

8 Mayıs 2014 Perşembe

VERGİ NEDİR?


 

 

Yazar: Cahit YERCİ, MA, YMM

 

Vergi için maliye ve vergi hukuku kitaplarında çeşitli tanımlar yapılmaktadır. Söz konusu tanımların her birinin vergiye ilişkin açılım getiren çok geçerli öğeler içerdiği açıktır. Bununla birlikte, bu tanımlar üzerinde durmaktan çok, verginin ana kaynağını oluşturan Anayasa’dan hareketle bir tanımlama yapmaya çalışmak uygun olacaktır.   

 

Türkiye'de, vergi, anayasal bir ödev ve yükümlülük olarak karşımıza çıkmaktadır. T.C. Anayasası'nın “vergi ödevi” başlıklı 73'üncü maddesinde aşağıdaki
hüküm yer alır:

 

"Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür.

Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır.

Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.

Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve
indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar
içinde değişiklik yapma yetkisi Bakanlar Kuruluna verilebilir."

T.C. Anayasası’nda yer alan bu hükümden hareketle vergiyi aşağıdaki şekilde tanımlamak olasıdır.

"Vergi, herkesin, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre ve yasa uyarınca ödemek zorunda olduğu tutardır."

Bu tanım uyarınca,

·   vergiler kamu giderlerini karşılamak üzere alınır.

·   herkes vergi ödemek zorundadır.

·   herkesin vergi ödemek zorunluluğu mali gücüne göredir.

·   vergiler yasa ile konulur.

 

Tanımın içerdiği öğelerden, verginin kamu giderlerini karşılamak üzere alınması verginin varlık nedenini açıklar.

Tanımda yer alan diğer öğeler ise, vergilemenin hangi ilkeler gözetilerek
yapılması gerektiğini ortaya koyar.

Bu bağlamda, Anayasa, verginin varlık nedenini açıklamakla yetinmemekte, aynı zamanda, vergileme sürecinde temel alınması gereken bazı ilkeleri de anayasal ilkeler olarak güvenceye alarak yaşama geçirmektedir.

Anayasa Mahkemesi’nin bazı kararlarında, Anayasa’nın 73’üncü maddesinde yer alan hüküm temelinde, daha geniş bir vergi tanımlaması yaptığı bilinmektedir. Burada bu tanıma da yer vermek uygun olur. Söz konusu tanıma göre, ‘‘vergi, kamu giderlerini karşılamak amacıyla, yasalarla gerçek ve tüzel kişilerden mali güçlerine göre istenen bir yükümlülüktür. Devlet bu yolla kamu giderlerini karşılamak için ya da mali politikasının gereği olarak piyasa ekonomisinden bütçeye gelir aktarmaktadır. Vergi belirli bir hizmetten doğrudan yararlanma karşılığı olmayıp tüm kamu hizmetleri için yapılan giderlere ortak katılma payıdır.’’(AYMK, E. 90/18, E. 95/24, E. 97/62, E. 03/106).[1]  

 



[1] Şahnaz GEREK, Ali Rıza AYDIN, Anayasa Yargısı ve Vergi Hukuku, Seçkin Yayınevi, 2005, s. 25-26.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder